Anayasa Mahkemesi, E. 2025/203, K. 2026/39, 12.02.2026 sayılı kararıyla; TMK m. 166/4’te yer alan “bir yıl” ibaresine yönelik itirazı reddetti. Mahkeme, boşanma davasının reddi kararının kesinleşmesinden itibaren bir yıl geçmesine rağmen ortak hayatın yeniden kurulamaması hâlinde evlilik birliğinin temelinden sarsılmış sayılmasına dayanan düzenlemeyi Anayasa’ya uygun buldu.
İtirazın reddi (çoğunluk) gerekçeleri
• Düzenleme, özel hayat ve aile hayatına saygı hakkına müdahale niteliği taşımakla birlikte kanunilik şartını karşılamaktadır.
• Müdahalenin meşru amacı, Anayasa m. 41 kapsamında aile kurumunun korunmasıdır.
• Kanun koyucunun, ortak hayatın yeniden kurulamaması olgusuna hangi süreden sonra hukuki sonuç bağlanacağı konusunda takdir yetkisi vardır.
• Boşanma kararı verilebilmesi için yalnızca sürenin dolması yeterli olmayıp, daha önce açılmış bir boşanma davasının reddedilmiş olması ve buna rağmen ortak hayatın yeniden kurulamamış bulunması aranmıştır.
• “Bir yıl”lık süre, taraflara katlanılamayacak ölçüde ağır ve orantısız bir külfet yüklememektedir.
• Bu nedenle kuralın Anayasa m. 13 ve m. 20’ye aykırı olmadığı sonucuna ulaşılmış; diğer anayasal itirazlar da bu çerçevede reddedilmiştir.
Karşıoy / iptal yönündeki gerekçeler
• Önceki iptal kararında tartışılan anayasal sorun, yalnızca sürenin üç yıldan bir yıla indirilmesiyle tamamen giderilmiş sayılmaz.
• Düzenleme değerlendirilirken sadece “bir yıl”lık ek süre değil, önceki boşanma davasının görülmesi ve kararın kesinleşmesine kadar geçen toplam süreç birlikte dikkate alınmalıdır.
• Bu bütünsel süre, fiilen sona ermiş bir evliliğin hukuken daha uzun süre sürdürülmesine yol açarak kişilere ölçüsüz bir külfet yükleyebilir.
• Dolayısıyla kuralın, özel hayat ve aile hayatına saygı hakkı ile aile hayatı arasında adil dengeyi kuramadığı ileri sürülmüştür.
• Karşıoy sahiplerine göre bu sebeple düzenleme Anayasa m. 13 ve m. 20’ye aykırıdır.
Sonuç;Çoğunluk, “bir yıl” ölçüsünü anayasal bakımdan yeterli ve orantılı görmüş; karşıoy ise, sürecin bütünü dikkate alındığında müdahalenin halen ölçüsüz olduğu görüşünü benimsemiştir.
![]()